OĞUL

 

1985 senesi Münih şehrinde çalışıyorum.Nisan ayında,Türkiye’de yaşamakta olan ailemin yanına bir haftalığına izine gittim..Yedi gün boyunca küçük oğlum  4 yaşındaki Serkan hiç beni bırakmadı.Zaten her telefon görüşmemizde bana sürekli,baba gel baba gel,derdi.Tekrar Almanya’ya döneceğim kalbine doğmuş ki,sürekli,baba ne zaman geleceksin,diye sordu…Ben de bir ara,oğlum kar yağınca geleceğim demiştim..Keşke demez olaydım…Kışın bile doğru dürüst kar yağmayan Denizli’ye,mayıs ayında hafiften kar tozar..Ve küçük Serkan’ım başlar sevinçle koşturmaya..Annesi sorunca da,babam kar yağınca geleceğim,dediydi,şimdi gelecek der..
 
Evin içinde bir hüzün başlar…O akşam komşunun telefonundan ailemle yaptığım telefon görüşmesinde bu olayı öğrenince,gurbet gene içimde kor oldu,bir kez daha yaktı beni..Ve şu destanı yazdım.                      
 
Gel, gel dersin amma bak hâlâ sabah,
Olmadı ki nasıl geleyim oğul?
Dönen pişman, dönüşün de hayrı ah...  
Kalmadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Atanlar bizleri gurbete attı,  
Cebimizden gayrisini unuttu.
Bitmeyen bir kaygı yakamı tuttu, 
Salmadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Dağıldık dört yana, köşe bucağa,
Hasret kaldık sıladaki ocağa.  
“Vatan, Vatan!" diyenleri kucağa,  
Almadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Bir gaflettir sarmış her yanımızı
Bunca çile bundan, bundandır sızı.
Millet hâlâ haklı ile haksızı,       
Bilmedi ki nasıl geleyim oğul?
 
Nefret sarmış şehirleri, köyleri,   
Hakk’ı bilmez ağaları, beyleri.
Gönüller muhabbet, sevgi neyleri,
Çalmadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Doğruluğu emreyledi özümüz,
Vatan, millet oldu her bir sözümüz,
Küfre baş eğmedik, ondan yüzümüz
Gülmedi ki nasıl geleyim oğul?
 
Mahkemeyi sallandırır sam yeli
Kendisinde değil hâkimin eli. 
Adalet yitirdi mülkü temeli,  
Bulmadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Bozuk ölçü, akla karayı denkler, 
Elbet doğru tartı vermez Frenkler.
Milliyetsiz, dinsiz şu pezevenkler
Ölmedi ki nasıl geleyim oğul?
 
Dert çook, sayayım ya, hangi birini?
Sinemizde yaraların derini.
İman nuru hâlâ küfrün kirini,
Silmedi ki nasıl geleyim oğul?
 
Nereye el atsam, ıstırap elem,  
Derdimi yazarken ağladı kalem.  
Kader böyle, gurbet ellerde çilem, 
Dolmadı ki nasıl geleyim oğul?
 
Beklerken baharı, beklerken yazı,
Bakarsın gurbette ölmektir yazı.
Vade tamam olup imam namazı,
Kılmadı ki nasıl geleyim oğul?
                                                     
NİHAT'ım neyleyim, böyleymiş kader!        
Bir neşe vadeden, verdi bin keder,
Başa adam gibi yiğit bir lider
Gelmedi ki nasıl geleyim oğul?
 
(Münih, 7 Mayıs 1985)
 

Yorum ekle


DRT TV Canlı İzle
Please update your Flash Player to view content.
Click
Geçmiş Programlarım
Atışmalar
İşte Ben Yarenler
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün90
mod_vvisit_counterDün73
mod_vvisit_counterBu Hafta635
mod_vvisit_counterGeçen Hafta956
mod_vvisit_counterBu Ay3378
mod_vvisit_counterGeçen Ay5375
mod_vvisit_counterToplam566636

Şimdi, 19 misafir sitede.
IP Adresiniz: 54.166.212.152